Küresel Borç Krizi Kapıda! Milyarlarca Dolar Borcu Olup Yardım Alamayan Devletleri Zor Günler Bekliyor

Sinyallerini geçtiğimiz yıldan beri aldığımız küresel borç krizi kapıya dayandı. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler milyarlarca doları bulan borçların içinden çıkamaz hale gelmiş durumda. Buna karşın alacaklı devletler borçları yeniden yapılandırmak konusunda yeterince hızlı ve etkili adımlar hala atamadı. Peki bu süreç dünyayı nasıl etkileyecek? Borçlu devletleri krizden korumanın bir yolu var mı? İşte detaylar…?

Kaynak: https://www.bloomberg.com/news/videos…

Geçen yıldan beri dünyanın borç krizinin eşiğinde olduğuna dair uyarılar yapılmasına rağmen hala kayda değer bir gelişme kaydedilemedi.

ABD ve G20 gibi alacaklı ülkelerin arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı yeniden yapılandırma adımları gecikmiş durumda. Bu da dolayısıyla düşük gelirli ülkelerin yarısından fazlasını sancılı bir borç krizinin beklediği anlamına geliyor.

Bu bakımdan küresel borç krizi tartışmaları genelde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ‘masraf paylaşımı’ yapma çerçevesinde şekilleniyor.

Dolayısıyla Çin gibi G20 ülkelerinin süreci hafifletecek bir taslak oluşturması bekleniyordu fakat borç veren devletler arasında uzlaşı sağlamak söylendiği kadar kolay olmadı.

Dünya Bankası Başkanı David Malpass’in borç krizine dair yaptığı açıklamalar şöyle;

‘Borçların yeniden yapılandırması konusunda bir gelişme gösterememek gerçekten moral bozucu. Alacaklılar komitesinde Çin’in fazla soru sorması karara varmayı sürekli geciktiriyor.’

Borç batağının eşiğinde olan düşük gelirli gelişmemiş ülkeler için bu anlaşmazlıklar krizin önlenemeyeceği endişesini artırmakta.

Dünya Bankası’ndan alınan verilere göre 2021 yılında en yoksul 75 ülke yaklaşık 326 milyar dolarlık bir borca sahipti. Hatta Zambiya ve Sri Lanka yükümlülüklerini yerine getiremeyerek temerrüde düşerken Gana Cumhuriyeti de aynı kaderi paylaşmak üzere.

Bu bağlamda çözüm için en kritik noktanın “masraf paylaşımı” olduğunun altı sürekli çiziliyor.

Ancak Batılı ülkeler ve çok taraflı alacaklılar Çin ile borç yardımının ne demek olduğu konusunda bile anlaşmaya varamıyor. Örneğin ABD borçların belli bir kısmına borç affı çıkarmayı teklif ederken Çin geri ödeme planlarını genişletme yoluna gitmeyi öneriyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning’in bu konuda şöyle bir açıklaması bulunuyor;

‘ABD, Sri Lanka için topu başkalarına atmak yerine kendisi somut bir çözümle gelmeli. Biz diğer devletler ve uluslararası finans kuruluşları ile beraber çalışarak Sri Lanka’ya yardım etmeye ve borç yükünü azaltmaya hazırız.’

Ne yazık ki durumun anlaşmazlıklar yüzünden sürüncemede kalması gelişmekte olan ekonomileri daha da zora sokuyor.

Hükümetler sıkıntı içinde olan vatandaşlarına destek olmak ve borçları ödemek seçenekleri arasında sıkışıp kalmış durumda. Hızlıca yardım alamazlarsa yükselen faiz oranları ve döviz kurlarının baskısıyla sermaye piyasalarından koparak daha ciddi krizlerin önünün açılacağı öngörülüyor. Böyle bir sürecin sonu ise vatandaşın başkaldırısıyla sonuçlanabilir.

Bu konuda siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım! ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir