Şekerden uzak dur: Kanserden obeziteye kadar…

Aşırı şeker tüketimi yalnızca diyabet hastaları için değil her yaş grubu için risk oluşturuyor. Şekerin kontrolsüz tüketilmesi halinde tip 2 diyabetten, kansere, kalp hastalıklarından obeziteye uzanan bir dizi sağlık sorununun yaşandığını ifade eden Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatıra Abbasova, “Günlük alınabilecek şeker miktarı erkekler için 35 gram (150 kalori yani 1 kaşık), kadınlar içinse 20 gram (100 kalori yani 1 kaşıktan biraz az) olarak ifade edebiliriz. Önerilen miktarlardan fazlasını vücut tolere edemez. Böylece sağlık sorunları başlayabilir” dedi.

HAYATINIZDAN ÇIKARIN

Şeker tüketiminin mümkün olduğu kadar hayattan çıkarılmasını söyleyen Abbasova, “Ana enerji kaynaklarından olan şekerin yerine sağlıklı karbonhidrat konulması doğru olur. Bununla beraber günlük kalori ihtiyacı ve kan şekeri dengeye alındığı takdirde şeker hastaları da tatlı tüketebilirler” şeklinde konuştu.

TARÇIN KULLANIN

Beyaz şekerden uzak durmak için şeker isteğinin başka şekillerde giderilmesi gerektiğini hatırlatan Abbasova, “Şeker isteğini azaltmanın en etkili yolu tarçındır. Suyunuza bir adet çubuk tarçın atarak şeker isteğinizi azaltabilirsiniz. Şeker hastalarının şeker yerine tatlandırıcı kullanması gerekir. Tablet ve toz halinde kullanılabilen tatlandırıcılar şeker yerine kullanılan bir alternatif olabilir” diye açıkladı.

DOĞALI DA ÇOK TÜKETMEYİN

Bitki ve meyvelerde bulunan doğal şekerlere dikkat çeken Abbasova, “Doğal şekerler, diğer şekerlerden daha sağlıklı olarak kabul edilse de kalori içeriyor ve aşırı tüketildiğinde obezite gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Doğal şekerler genellikle fruktoz içerir. Bu diğer şeker türlerinden daha hızlı vücut tarafından emilir ve sindirilir. Aşırı miktarda tüketildiğinde trigliserid yüksekliği, yüksek insülin, ağır yük, yağlanma ve diğer sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Şeker ve şeker içeren yiyecekler vücuda enerji verir. Ancak bu tür yiyeceklerin yenilmesi kan şekeri kontrolünü bozar. Sofra şekeri, reçel, bal, marmelat, pekmez, hazır meyve suları, pasta, kek, tatlı, şekerli bisküvi, çikolata, helva gibi yiyeceklerin içindeki karbonhidrat basit karbonhidrattır. Bunlar kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltirler. Ayrıca başta diş çürüklüğü olmak üzere, şişmanlık, kalp hastalığı, bağırsak hastalıkları gibi birçok sağlık sorununun oluşmasına neden olurlar” ifadelerini kullandı.

Abbasova şeker tüketiminin organlara verdiği zararı şöyle sıraladı:

*Beyaz şeker vücudumuzda sindirildikten sonra karaciğer tarafından toplanır ve fazlası yine karaciğer tarafından yağ olarak depolanır ve karaciğer yağlanmasına sebep olur.

*İnsülin direnci oluşan kişilerde metabolik sendrom, obezite, tip 2 diyabet, kalp damar rahatsızlıkları riski artar.

*Protein, vitamin veya mineral içermeyen, hiçbir besin değerine sahip olmayan, boş kalori denilen şeker; ağız ve diş sağlığını tehlikeye atar. Ağızda bulunan bakterilerin beslenerek çoğalmasını sağlar ve diş çürüklerine sebep olur.

*Kalp krizine götürebilir. Şekerin fazla tüketimine bağlı olarak oluşan karaciğerdeki yağlanma, kandaki kötü kolesterol olarak bilinen LDL’nin ve trigliserid denilen yağ parçacıklarının artmasına sebep olarak damar tıkanıklığına yol açabilir.

*Şeker bağımlılık yapabilir. Çünkü, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonunun salgılanmasını tetikler. Keyif verici özellikte olması nedeniyle bağımlılığa dönüşebilir.

*Fazla şeker miktarı kişide ayrıca dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, hafıza kapasitesi düşüklüğü ve öğrenme geriliği yapabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx